İsrail'in, ABD'deki seçkin siyasi çevreleri kendi ortaya koyduğu planlara ikna etme veya bu planları kabul etmeye zorlama yeteneği geliştirdiğini ifade etmek, zorlama bir yorum olmasa gerek. İşte bu temel varsayımdan hareketle, önümüzdeki süreçte ABD-İsrail ittifakının İran'la savaş konusunda yeni ve sıcak bir döneme girmekte olduğunu söylemek mümkündür.
İşe, İsrail'in bölgesel stratejisini ele alarak başlamak gerekir. Peki, nedir bu strateji?
İsrail'in “üç halka” stratejisi temelinde hareket ettiğini söylemek, bugüne kadar yaşanan süreci anlamamıza yardımcı olacaktır.
Birinci halka, Gazze, Batı Şeria, Golan Tepeleri ve Güney Lübnan gibi İsrail'e doğrudan komşu olan bölgeleri kapsamaktadır. İsrail, bu bölgeleri askerî olarak işgal etmeyi, nüfuslarını azaltmayı, ardından Siyonist yerleşimcilerle kolonileştirmeyi ve nihayetinde ilhak etmeyi hedeflemektedir.
İkinci halka, ilk halkanın ötesinde yer alan Ürdün, Suriye, Lübnan, Suudi Arabistan, Irak ve Mısır gibi Arap ülkelerinden oluşmaktadır. İsrail, İbrahim Anlaşmaları aracılığıyla bu ülkeleri kendi egemenliği altındaki bir etki alanına dâhil etmek istemektedir. Bunu başarabilmek için söz konusu ülkelerin askerî açıdan zayıflatılması ve siyasi bakımdan istikrarsızlaştırılması gerekmektedir. Böylece bu ülkelerin yönetici elitlerinin, İsrail'in herhangi bir müzakere veya uzlaşmaya ihtiyaç duymadan kendi şartlarını dayattığı İbrahim Anlaşmaları'nı kabul etmeleri hedeflenmektedir.
Üçüncü halka ise Arap olmayan Müslüman ülkelerden İran, Türkiye ve Pakistan'ı kapsamaktadır. İsrail, bu ülkeleri bölgesel rakipleri olarak görmektedir. Çünkü söz konusu ülkeler büyük nüfuslara, güçlü ordulara ve Filistin'e sempati duyan geniş halk kitlelerine sahiptir.
İsrail'in güvenlik stratejisinin nasıl uygulandığını ele almaya devam edelim.
İsrail Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü (INSS) Direktörü ve İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) İstihbarat Biriminin eski başkanı Tamir Hayman'a göre barış, bir amaçtan ziyade bir araç; savaş ise temel durumdur. Tamir Hayman'ın söylediklerinin asıl anlamı, Arap aktörlerle yapılan herhangi bir anlaşmanın “geçici ve aldatıcı” olduğudur.
Bu yaklaşım, İsrail'in uluslararası ilişkilerde barış içinde bir arada yaşamayı sağlamak amacıyla değil, askerî yollarla komşuları üzerinde egemenlik kurmak amacıyla hareket ettiği anlamına gelmektedir.
Bu bakış açısına göre İsrail'in imzaladığı herhangi bir barış anlaşması, rakibini aldatmak ve komşularına yönelik askerî saldırılar için uygun fırsatlar oluşturmak amacıyla yapılan geçici bir düzenlemeden ibarettir.
7 Ekim'den bu yana İsrail'in, Gazze veya Lübnan'la ilgili imzaladığı anlaşmaların hiçbirine uymadığı açıkça görülmektedir.
Şimdi son haftalarda yaşanan gelişmelere bakalım:
-
İsrail Hava Kuvvetlerine ait düzinelerce savaş uçağı, İran'a yönelik olası bir saldırıyı simüle etmek amacıyla İran sınırına doğru uçtu. Tatbikata çok sayıda savaş uçağı ve yakıt ikmal uçağı katıldı. İran'a yönelik olası bir saldırıyla uyumlu bir uçuş rotası izlenerek Suriye ve Irak hava sahalarından geçildi. Uçaklar, İran sınırına yaklaştıktan sonra geri dönerek İsrail'e ulaştı.
-
Suudi Arabistan'daki görevleri zorunlu olmayan çalışanlardan ve ailelerinden ülkeyi terk etmeleri istendi.
-
ABD'nin Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) diplomatik misyonu, “bölgedeki gerilimin hızla tırmanma potansiyeline sahip olduğu” konusunda uyarıda bulundu.
-
Bazı diplomatik kaynaklar, AFP'ye yaptıkları açıklamalarda BAE, Ürdün, Katar ve Bahreyn'deki çalışanların ailelerine de bulundukları ülkeleri terk etmelerinin söylendiğini belirtti.
-
Irak, İran ile olan sınırını kapatacağını duyurdu.
-
İsrail'deki seçimler sona erdi.
ABD-İsrail ittifakının kibirli ve saldırgan tutumu nedeniyle bölgemiz açısından sıcak çatışmaların yoğunlaşacağı yeni bir dönemin arifesinde olduğumuzu söylemek pek de güç görünmemektedir.
Bölgesel gelişmeler, ABD-İsrail ittifakının kısa bir süre içerisinde İran'a yönelik yeni bir saldırı düzenleyebileceğine işaret etmektedir. Bu saldırının hazırlıklarının oldukça açık bir şekilde devam ettiği görülmektedir.
Peki, bu saldırı ne zaman gerçekleşecek?
ABD ara seçimleri bugün yapıldı.
Artık geri sayım başlamış demektir.