Veysel Tepeli
Köşe Yazarı
Veysel Tepeli
 

ORTADOĞU İNSANINI GÜTMEK

Bizim de içinde olduğumuz Ortadoğu insanı aklından ziyade duygularıyla hareket eder. Duygularıyla hareket ettiği yetmezmiş gibi bu duygularını da en uçta yaşar. Sevgisinin tapınmaya, kırgınlığını/kızgınlığının nefrete dönmesi çok kolaydır. Hayatı, reaksiyon/tepki üzerine yaşarız. Sevgimiz de kördür, nefretimiz de kör. Adalet anlayışımız kısas/intikam üzeredir. Belge, somut deliller kadar zannımız/kanaatimiz de hüküm vermede etkindir. Hatta kimi zaman deliller aksini söylese de zannımıza uyarız. Ortadoğu insanının bu tepkiselliğini ve duygusallığını iyi bilen küresel ve yerel toplum mühendisleri bizlerin algılarıyla oynayarak sürü gibi güdüyor ve yönlendiriyor. Huntington'un meşhur "Medeniyetler Çatışması" tezinin temelinde aslında bu davranış anomalisi vardır. Özellikle 1990 sonrasında Ortadoğu'da yaşanan dini, mezhebi ve etnik çatışmaların arka planında Küresel Toplum Mühendislerinin bu davranış anomalisi üzerinden kurdukları tezgâh vardır. Yerelde de bunu kullananlar var. Çoğumuzun hoşuna gitmeyecek ama şuan yaşanan siyasi çekişme de aksiyon üzerinden değil reaksiyon üzerinden işliyor. Etrafınıza baksanıza; Neredeyse tüm partiler kör bir nefret ve kör bir sevgi üzerinden propaganda yürütüyor. "Terör/Terörist, Hain, Dış Güçler, Yerli İşbirlikçiler, Silah Sanayi... vs." Siyasi liderlerden herhangi birisinin bu kavram ve cümleleri kullanmadığı tek bir konuşması var mı? Sadece siyaset değil; bir spor eğlencesi olan futbol bile bu anormallik üzerinden yürüyor. Futbol üzerinden oluşan korkunç ranttan pay almak isteyenler, takımlar arasında nefreti pompalayarak bu amaçlarına ulaşıyorlar. Duygu ve duygusallık güzeldir; tabii ki kullanılmadan/eşekleştirilmeden yaşamak şartıyla.
Ekleme Tarihi: 26 Nisan 2023 -Çarşamba

ORTADOĞU İNSANINI GÜTMEK

Bizim de içinde olduğumuz Ortadoğu insanı aklından ziyade duygularıyla hareket eder.

Duygularıyla hareket ettiği yetmezmiş gibi bu duygularını da en uçta yaşar.

Sevgisinin tapınmaya, kırgınlığını/kızgınlığının nefrete dönmesi çok kolaydır.

Hayatı, reaksiyon/tepki üzerine yaşarız.

Sevgimiz de kördür, nefretimiz de kör.

Adalet anlayışımız kısas/intikam üzeredir.

Belge, somut deliller kadar zannımız/kanaatimiz de hüküm vermede etkindir.

Hatta kimi zaman deliller aksini söylese de zannımıza uyarız.

Ortadoğu insanının bu tepkiselliğini ve duygusallığını iyi bilen küresel ve yerel toplum mühendisleri bizlerin algılarıyla oynayarak sürü gibi güdüyor ve yönlendiriyor.

Huntington'un meşhur "Medeniyetler Çatışması" tezinin temelinde aslında bu davranış anomalisi vardır.

Özellikle 1990 sonrasında Ortadoğu'da yaşanan dini, mezhebi ve etnik çatışmaların arka planında Küresel Toplum Mühendislerinin bu davranış anomalisi üzerinden kurdukları tezgâh vardır.

Yerelde de bunu kullananlar var.

Çoğumuzun hoşuna gitmeyecek ama şuan yaşanan siyasi çekişme de aksiyon üzerinden değil reaksiyon üzerinden işliyor.

Etrafınıza baksanıza;

Neredeyse tüm partiler kör bir nefret ve kör bir sevgi üzerinden propaganda yürütüyor.

"Terör/Terörist, Hain, Dış Güçler, Yerli İşbirlikçiler, Silah Sanayi... vs."

Siyasi liderlerden herhangi birisinin bu kavram ve cümleleri kullanmadığı tek bir konuşması var mı?

Sadece siyaset değil; bir spor eğlencesi olan futbol bile bu anormallik üzerinden yürüyor.

Futbol üzerinden oluşan korkunç ranttan pay almak isteyenler, takımlar arasında nefreti pompalayarak bu amaçlarına ulaşıyorlar.

Duygu ve duygusallık güzeldir; tabii ki kullanılmadan/eşekleştirilmeden yaşamak şartıyla.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve hurmanset.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.