Sevde GÖK
Köşe Yazarı
Sevde GÖK
 

KAYIP GİDEN GENÇLİK

Ümmetin evlatları, okyanuslarda kayıp giden balık misali mi? Ya da Allah'ın hidayet verip hidayetini artırdığı yiğitler mi? Asrın gençliğinin imanını koruma imtihanı çok ağır. “Rabbimiz Allah” dedikleri için zulme maruz bırakılan ümmet asırlardır var oldu, var olmaya devam ediyor... Asırlar önce yaşanmış olaylar, Kehf suresi aracılığıyla asırlar sonrasında ümmete mesaj veriyor. İman ettikleri yolda sabırla yürümeleri, kıyamete kadar bütün gençlere örnek teşkil etmektedir. “İçlerinden biri şöyle dedi: ‘Mademki onlardan ve Allah'tan başkasına tapmakta olduklarından yüz çevirip ayrıldınız, o hâlde mağaraya çekilin ki Rabbiniz size rahmetini yaysın ve içinde bulunduğunuz durumda yararlanacağınız şeyler hazırlasın.’” (1) Allah'a iman etmiş yiğit gençler, yalnız Allah'a sığınıyor ve dua ile yardım istiyor. İşte iman, işte teslimiyet... “Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, ‘Ey Rabbimiz, bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır.’ demişlerdi.” (2) Bu iman ve teslimiyet onlara mağaranın yolunu açtı. Onları korumakla, saklamakla görevlendirilmiş bir mağara... Asırlar sonra, hikmet verilmiş Emîn Muhammed'in Rabbiyle baş başa kalıp dua ile O'na yöneldiği Hira Mağarası; ardından Allah'ın emri ve himayesiyle onu saklayan Sevr Mağarası var. Allah'ın Resûlü'nü cahiliyeden gelecek her türlü zulümden saklayan mağara... İman ile teslimiyetin hakkını veren yiğitlere açılan himaye kapısı... “Bunun üzerine Biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapattık (Onları uyuttuk).” (3) Dış dünyadan gelecek bütün kötülüklere ve olumsuzluklara karşı kulakların, gözlerin ve bedenin kapatılması, korunması bizzat Yaratan Allah tarafından gerçekleştiriliyor... “Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz.” (4) İslam düşmanları, ele geçirdikleri müminleri ya eziyet ederek maddeten öldürür ya da imanlarını çalarak manen öldürür. Maneviyatını kaybeden gençliğin yeniden hidayete kavuşması zor hâle gelir... Bu asrın anne babalarına verilen mesaj oldukça fazla: Ya yavrularınızın mağarası olun, onları koruyun ya da tamamen kaybetmeyi göze alın, hesap vermeye hazır olun... asrın cahiliyesi ve tağutları, özellikle gençlerin imanını yok etmek için metotlar üretiyor, uyguluyorlar. İstedikleri tek şey, İslam'ın yiğit gençleri, İslam'ın kızları olmasınlar diye... Aynı Kehf suresinde Allah Teâlâ, Mûsâ aleyhisselâmın kıssasından örnek veriyor. “Hani Mûsâ, beraberindeki gence şöyle demişti: ‘İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım ya da uzun zaman gideceğim.’ Onlar iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular. Balık, denizde yolunu tutup kayıp gitti. Oradan uzaklaştıklarında Mûsâ, beraberindeki gence, ‘Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük.’ dedi. Genç, ‘Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu. Balık, şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti.’ dedi.” (5) İki gencin yolculuk hikâyesini anlatan bu kıssadan çıkarılacak ibretlik ders nedir? Anne ve babalar dünya yolculuğuna çıkıyor. Dünyevi meşakkatler ve koşuşturmalar, tıpkı Mûsâ aleyhisselâmın beraberindeki gence balığı unutturduğu gibi, onlara da çocuklarını unutturuyor. Sanki hiç yoklarmış gibi... Oysa Allah yolunda yetiştirmeleri gereken evlatlar, Allah'ın emanetidir. Lakin yıllar geçip de onlara ihtiyaç duymaya başladıklarında geriye dönüp bakıyorlar ki evlatlar yol almış, uzaklaşıp gitmiş... “...Balık, şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti.” Tıpkı balık gibi kayıp giden ümmetin evlatları ve onları unutan, onlarla ilgilenmeyen ebeveynler var, şaşılacak derecede... Ancak Allah'tan başka ilah olmadığına iman etmek, gençleri şaşkınlık içinde kayıp gitmekten kurtaracak yegâne iman şartıdır. Tevhid bilinci ve bu uğurda ödenecek bedeller, gençliği kurtarıp yiğitlerden kılacaktır. “Mûsâ, ‘İşte aradığımız bu idi.’ dedi. Bunun üzerine tekrar izlerini takip ederek gerisin geri döndüler.” (6) Geriye dönüp arayıp bulmak, ümmetin yitirilmiş evlatlarını kurtarmaya yetecek mi? “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.” (7) Babanın vazifesi, kendisine Rabbi tarafından emanet edilen yavrusunu cehennem ateşinden korumaktır. İslam'ın yiğit gençleri olsunlar diye yetiştirmektir. Kaybolan her bir evlat, ümmetin yitiğidir. Kayıp giden balık misali, belki de bir daha kazanılması zor şekilde... Ancak Allah'ın dilediği, hidayet verdiği, koruduğu ve yiğitlerden kıldığı gençler müstesna... “Derken kullarımızdan bir kul buldular ki Biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.” (8) Ashab-ı Kehf'in yiğitlerine de Allah tarafından hikmet verilmiş, imanları kalplerinde sağlamlaştırılmış ve onlar kıyamete kadar ümmetin öncülerinden, örneklerinden kılınmışlardır. “...Şüphesiz onlar Rablerine inanmış birkaç genç yiğitti. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.” (9) Allah'ın hidayet verdiği, hidayetlerini ve samimiyetlerini artırdığı, şirkten şiddetle uzaklaşıp salih ameller işledikleri için yücelttiği gençler, yiğitler var yeryüzünde elhamdülillah! Her daim de var olacaklar, örnek olarak... Kehf suresinde bahsedilen yiğit gençler gibi olanların, o hidayeti artırılan yiğit gençlerin peşinden gitmek, onlardan ders almak bize verilen mesajlardan bir tanesi mi acaba? “Mûsâ ona, ‘Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?’ dedi.” (10) Yeni yetişen gençler Tevhid'in savaşçısı olursa, ilim yolunda hak üzere yürürlerse, tek ve bir ilah olan Allah'ın dışındaki bütün sahte ilahlara yüz çevirirlerse Allah da onların hidayetini artırır, yüceltir, ümmete önder yapar, örnek yapar. İzinde yürüttüğü kullarından kılar, biz yaşça büyükleri de onların ilminden, irfanından faydalanacak hâle getirir. Bu, Allah Teâlâ için çok kolaydır. Zira din Allah'ındır. Kıyamete kadar koruyucusu, tamamlayıcısı Allah'tır... Netice olarak: “De ki: ‘Ben de ancak sizin gibi bir insanım. (Ne var ki) bana, 'Sizin ilahınız ancak bir tek ilahtır.' diye vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın.’” (11) Uzun bir hadis-i şerifin bir kısmında Allah'ın Resûlü şöyle buyurmuştur: Ebû Hüreyre radıyallahu anh'tan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Başka bir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde Allah Teâlâ, yedi insanı arşının gölgesinde barındıracaktır: ... Rabbine kulluk ederek temiz bir hayat içinde serpilip büyüyen genç...” (12) Arşın gölgesinde gölgelenen genç olabilmek... Genç sahabelerden biri olan Abdullah b. Abbas'a (r.a.) Allah'ın Resûlü'nün yaptığı nasihat, günümüz gençleri için de önemli bir nasihattir: “Delikanlı! Sana bazı sözler öğreteceğim: Allah'ın hakkını koru ki Allah da seni korusun. Allah'ın hakkını gözet ki O'nu hep yanında bulasın. Bir şey istediğinde Allah'tan iste. Yardım dilediğinde Allah'tan yardım dile. Şunu bilmelisin ki bütün toplum (varlık âlemi) bir konuda senin yararına bir şey yapmak için bir araya gelse, ancak Allah yazmışsa sana destek verebilirler. Yine bütün toplum sana zarar vermek için bir araya gelse, ancak Allah yazmışsa sana zarar verebilirler. Zira kalemler kaldırılmış, sayfalar kurumuştur.” (13) Sonuç olarak: “İnsanlar içinde Yüce Allah'ın en sevdiği kimse, kötülükleri terk edip iyiliklere yönelen gençtir.” (14)   Dipnotlar Kehf, 18/16. Kehf, 18/10. Kehf, 18/11. Kehf, 18/20. Kehf, 18/60-64. Kehf, 18/64. Tahrîm, 66/6. Kehf, 18/65. Kehf, 18/13. Kehf, 18/66. Kehf, 18/110. Buhârî, Ezan 36, Zekât 16, Rikak 24, Hudûd 19; Müslim, Zekât 91. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 53; Nesâî, Kudât 2. Tirmizî, Sıfatü'l-Kıyâme, 59. Ebû Dâvûd, Kitâbü's-Salât, 26.
Ekleme Tarihi: 22 Ekim 2026 -Perşembe
Sevde GÖK

KAYIP GİDEN GENÇLİK

Ümmetin evlatları, okyanuslarda kayıp giden balık misali mi? Ya da Allah'ın hidayet verip hidayetini artırdığı yiğitler mi?

Asrın gençliğinin imanını koruma imtihanı çok ağır.

“Rabbimiz Allah” dedikleri için zulme maruz bırakılan ümmet asırlardır var oldu, var olmaya devam ediyor...

Asırlar önce yaşanmış olaylar, Kehf suresi aracılığıyla asırlar sonrasında ümmete mesaj veriyor.

İman ettikleri yolda sabırla yürümeleri, kıyamete kadar bütün gençlere örnek teşkil etmektedir.

“İçlerinden biri şöyle dedi: ‘Mademki onlardan ve Allah'tan başkasına tapmakta olduklarından yüz çevirip ayrıldınız, o hâlde mağaraya çekilin ki Rabbiniz size rahmetini yaysın ve içinde bulunduğunuz durumda yararlanacağınız şeyler hazırlasın.’” (1)

Allah'a iman etmiş yiğit gençler, yalnız Allah'a sığınıyor ve dua ile yardım istiyor. İşte iman, işte teslimiyet...

“Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, ‘Ey Rabbimiz, bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır.’ demişlerdi.” (2)

Bu iman ve teslimiyet onlara mağaranın yolunu açtı. Onları korumakla, saklamakla görevlendirilmiş bir mağara...

Asırlar sonra, hikmet verilmiş Emîn Muhammed'in Rabbiyle baş başa kalıp dua ile O'na yöneldiği Hira Mağarası; ardından Allah'ın emri ve himayesiyle onu saklayan Sevr Mağarası var. Allah'ın Resûlü'nü cahiliyeden gelecek her türlü zulümden saklayan mağara...

İman ile teslimiyetin hakkını veren yiğitlere açılan himaye kapısı...

“Bunun üzerine Biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapattık (Onları uyuttuk).” (3)

Dış dünyadan gelecek bütün kötülüklere ve olumsuzluklara karşı kulakların, gözlerin ve bedenin kapatılması, korunması bizzat Yaratan Allah tarafından gerçekleştiriliyor...

“Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz.” (4)

İslam düşmanları, ele geçirdikleri müminleri ya eziyet ederek maddeten öldürür ya da imanlarını çalarak manen öldürür. Maneviyatını kaybeden gençliğin yeniden hidayete kavuşması zor hâle gelir...

Bu asrın anne babalarına verilen mesaj oldukça fazla: Ya yavrularınızın mağarası olun, onları koruyun ya da tamamen kaybetmeyi göze alın, hesap vermeye hazır olun...

  1. asrın cahiliyesi ve tağutları, özellikle gençlerin imanını yok etmek için metotlar üretiyor, uyguluyorlar. İstedikleri tek şey, İslam'ın yiğit gençleri, İslam'ın kızları olmasınlar diye...

Aynı Kehf suresinde Allah Teâlâ, Mûsâ aleyhisselâmın kıssasından örnek veriyor.

“Hani Mûsâ, beraberindeki gence şöyle demişti: ‘İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım ya da uzun zaman gideceğim.’

Onlar iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular. Balık, denizde yolunu tutup kayıp gitti.

Oradan uzaklaştıklarında Mûsâ, beraberindeki gence, ‘Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük.’ dedi.

Genç, ‘Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu. Balık, şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti.’ dedi.” (5)

İki gencin yolculuk hikâyesini anlatan bu kıssadan çıkarılacak ibretlik ders nedir?

Anne ve babalar dünya yolculuğuna çıkıyor. Dünyevi meşakkatler ve koşuşturmalar, tıpkı Mûsâ aleyhisselâmın beraberindeki gence balığı unutturduğu gibi, onlara da çocuklarını unutturuyor. Sanki hiç yoklarmış gibi... Oysa Allah yolunda yetiştirmeleri gereken evlatlar, Allah'ın emanetidir.

Lakin yıllar geçip de onlara ihtiyaç duymaya başladıklarında geriye dönüp bakıyorlar ki evlatlar yol almış, uzaklaşıp gitmiş...

“...Balık, şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti.”

Tıpkı balık gibi kayıp giden ümmetin evlatları ve onları unutan, onlarla ilgilenmeyen ebeveynler var, şaşılacak derecede...

Ancak Allah'tan başka ilah olmadığına iman etmek, gençleri şaşkınlık içinde kayıp gitmekten kurtaracak yegâne iman şartıdır. Tevhid bilinci ve bu uğurda ödenecek bedeller, gençliği kurtarıp yiğitlerden kılacaktır.

“Mûsâ, ‘İşte aradığımız bu idi.’ dedi. Bunun üzerine tekrar izlerini takip ederek gerisin geri döndüler.” (6)

Geriye dönüp arayıp bulmak, ümmetin yitirilmiş evlatlarını kurtarmaya yetecek mi?

“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.” (7)

Babanın vazifesi, kendisine Rabbi tarafından emanet edilen yavrusunu cehennem ateşinden korumaktır. İslam'ın yiğit gençleri olsunlar diye yetiştirmektir.

Kaybolan her bir evlat, ümmetin yitiğidir. Kayıp giden balık misali, belki de bir daha kazanılması zor şekilde...

Ancak Allah'ın dilediği, hidayet verdiği, koruduğu ve yiğitlerden kıldığı gençler müstesna...

“Derken kullarımızdan bir kul buldular ki Biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.” (8)

Ashab-ı Kehf'in yiğitlerine de Allah tarafından hikmet verilmiş, imanları kalplerinde sağlamlaştırılmış ve onlar kıyamete kadar ümmetin öncülerinden, örneklerinden kılınmışlardır.

“...Şüphesiz onlar Rablerine inanmış birkaç genç yiğitti. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.” (9)

Allah'ın hidayet verdiği, hidayetlerini ve samimiyetlerini artırdığı, şirkten şiddetle uzaklaşıp salih ameller işledikleri için yücelttiği gençler, yiğitler var yeryüzünde elhamdülillah! Her daim de var olacaklar, örnek olarak...

Kehf suresinde bahsedilen yiğit gençler gibi olanların, o hidayeti artırılan yiğit gençlerin peşinden gitmek, onlardan ders almak bize verilen mesajlardan bir tanesi mi acaba?

“Mûsâ ona, ‘Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?’ dedi.” (10)

Yeni yetişen gençler Tevhid'in savaşçısı olursa, ilim yolunda hak üzere yürürlerse, tek ve bir ilah olan Allah'ın dışındaki bütün sahte ilahlara yüz çevirirlerse Allah da onların hidayetini artırır, yüceltir, ümmete önder yapar, örnek yapar. İzinde yürüttüğü kullarından kılar, biz yaşça büyükleri de onların ilminden, irfanından faydalanacak hâle getirir.

Bu, Allah Teâlâ için çok kolaydır. Zira din Allah'ındır. Kıyamete kadar koruyucusu, tamamlayıcısı Allah'tır...

Netice olarak:

“De ki: ‘Ben de ancak sizin gibi bir insanım. (Ne var ki) bana, 'Sizin ilahınız ancak bir tek ilahtır.' diye vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın.’” (11)

Uzun bir hadis-i şerifin bir kısmında Allah'ın Resûlü şöyle buyurmuştur:

Ebû Hüreyre radıyallahu anh'tan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Başka bir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde Allah Teâlâ, yedi insanı arşının gölgesinde barındıracaktır: ...

Rabbine kulluk ederek temiz bir hayat içinde serpilip büyüyen genç...” (12)

Arşın gölgesinde gölgelenen genç olabilmek...

Genç sahabelerden biri olan Abdullah b. Abbas'a (r.a.) Allah'ın Resûlü'nün yaptığı nasihat, günümüz gençleri için de önemli bir nasihattir:

“Delikanlı! Sana bazı sözler öğreteceğim: Allah'ın hakkını koru ki Allah da seni korusun. Allah'ın hakkını gözet ki O'nu hep yanında bulasın. Bir şey istediğinde Allah'tan iste. Yardım dilediğinde Allah'tan yardım dile. Şunu bilmelisin ki bütün toplum (varlık âlemi) bir konuda senin yararına bir şey yapmak için bir araya gelse, ancak Allah yazmışsa sana destek verebilirler. Yine bütün toplum sana zarar vermek için bir araya gelse, ancak Allah yazmışsa sana zarar verebilirler. Zira kalemler kaldırılmış, sayfalar kurumuştur.” (13)

Sonuç olarak:

“İnsanlar içinde Yüce Allah'ın en sevdiği kimse, kötülükleri terk edip iyiliklere yönelen gençtir.” (14)

 

Dipnotlar

  1. Kehf, 18/16.

  2. Kehf, 18/10.

  3. Kehf, 18/11.

  4. Kehf, 18/20.

  5. Kehf, 18/60-64.

  6. Kehf, 18/64.

  7. Tahrîm, 66/6.

  8. Kehf, 18/65.

  9. Kehf, 18/13.

  10. Kehf, 18/66.

  11. Kehf, 18/110.

  12. Buhârî, Ezan 36, Zekât 16, Rikak 24, Hudûd 19; Müslim, Zekât 91. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 53; Nesâî, Kudât 2.

  13. Tirmizî, Sıfatü'l-Kıyâme, 59.

  14. Ebû Dâvûd, Kitâbü's-Salât, 26.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve hurmanset.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.